YAPAY ZEKÂ, HUKUK UYGULAMALARI VE MESLEKLERE ETKİSİ

Burak Anıl KÖZEN / Sanayi ve Teknoloji Uzman Yardımcısı (Hukuk Hizmletleri Genel Müdürlüğü)

Yapay zekâ (ing. Artificial intelligence, AI), insanlar da dahil olmak üzere hayvanlar tarafından görüntülenen doğal zekânın aksine makineler tarafından görüntülenen zekâ çeşididir (URL1). Birçok işi ve bu işlerin bulunduğu meslek kollarına dair ko nuları, insanlardan daha iyi, daha hızlı, daha özenli ve daha hatasız yapacağına inanılan ve yapan yapay zekâların, insanların yapmakta olduğu veya yapacakları meslekleri onların elinden alacağı veya ortadan kaldıracağı kuşkusuzdur (URL2). Bu konuda araştırmalar yapan Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2020 yılında yayımlanan Mesleklerin Geleceği raporunda, 5 yıllık süreçte 85 milyon işin ortadan kalkacak seviyeye geleceği, bununla beraber 97 milyon yeni iş pozisyonun ise ortaya çıkacağını ifade etmiştir (URL3, 2020). Bu doğrultuda yapay zekâ ve onun ilerleyip gelişmesinden en çok etkilenecek meslek alanlarından birinin hukuk olacağını söylemekmümkündür. Özellikle son dönemde nüfusun artışı ile birlikte, fakültelerin sayısı ve öğrenci kapasitesi artmış, bu doğrultuda ortaya çıkan hukuk fakültesi mezunu sayısında büyük bir artış yaşanmıştır. Bu açıklama doğrultusunda hem ücret bakımından hem de yapılan veya yapılacak işlerin niteliği bakımından bir gerileme olacağı barizdir. Buna rağmen ülkemizde hukuka ilişkin mesleklere yönelim azalmamıştır.

İşte tam olarak burada, yapay zekânın bu tip işleri bu insanların elinden alacak bir geleceğin ortaya çıkmasına sebebiyet vereceğini söyleyebiliriz. Yapay zekânın başlangıç olarak bu tip işleri, sonrasında ise daha nitelikli işleri insanlarından elinden alacağına dair fikirler, insan eliyle yürütülen hukuk işlerinin ortadan kalkıp kalkmayacağına dair şüpheleri akla getirmektedir. Hukuk sisteminin varlığı insan eliyle yürütülen hukuki mesleklere olan ihtiyacın bir numaralı sebebi olduğundan bu mesleklerin hukuk sistemi sürdükçe devam edeceğini söyleyebiliriz. Fakat insan eliyle bu mesleklerin sürdürülmesi konusunun geleceği bir muammadır. Mesleklerin gereksinimlerinin değişeceği, niteliksiz hukuk işleri olan konuların tamamen yapay zekânın ellerine bırakılacağı ve bu doğrultuda hukuki mesleklere sahip kişi sayısında ciddi bir düşüş yaşanacağını söylemek oldukça barizdir. Fakat daha nitelikli işlerde durumun ne olacağı, insan eliyle sürdürülen hukuki mesleklerin geleceği ve eğer devam edecekse yapay zekânın insan eliyle sürdürülen hukuki meslekleri, nitelikli konularda nasıl değiştireceğini incelemek ve uygulamalara etkisi bizim yazımızın içeriğini oluşturacaktır.

Yapay Zekânın Tanımı ve Tarihçesi

Yapay zekâ, insan zekâsına özgü olan, algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, fikir yürütme (belirtme), sorun çözme, iletişim kurma, çıkarım yapma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen yapay bir işletim sistemidir. Bunu kendiliğinden yapabilmesini sağlayan kavramlar ise makine öğrenme (machine learning) ve derin öğrenmedir (deep learning). Makine öğrenmesi, algoritmalar sayesinde daha önce programlanmaya ihtiyaç duymadan yapay zekânın tıpkı bir insan gibi kendi kendine öğrenimini ifade ederken, derin öğrenme ise yapay sinir ağlarını kullanarak var olan verilerden yeni veriler ortaya çıkaran bir altyapıya verilen isimdir. Bu altyapı genel olarak insan beynine benzer, fakat çok daha büyük verileri veya veri kümelerini hesaplayabilir. “Yapay zekâ” kavramı, bilgisayar bilimi kadar eskidir. Bu kavram, “Makineler düşünebilir mi?” sorunsalını ortaya atarak makine zekâsını tartışmaya açan Alan Turing ile ortaya çıkmıştır. Alan Turing, Nazilerin Enigma makinesinin şifre algoritmasını çözmeye çalışan matematikçilerin en ünlü olanlarından biriydi. İngiltere’de şifre çözmek için başlayan bu çalışmalar, Turing’in oluşturduğu prototipler olan Heath Robinson, Bombe Bilgisayarı ve Colossus Bilgisayarları, Boole cebirine dayanan veri işleme mantığı ile Makine Zekâsı kavramının oluşmasına sebep olmuştu. Bu çalışmalar sonucu üretilen cihazlar sayesinde modern bilgisayar bilimi ve yapay zekâ kavramları doğmuştur. Bu makineler ve programlama mantıkları aslında insan zekâsından ilham almışlardı. Sonrasında ise bilgisayarlarımız uzman sistemler diyebileceğimiz programlar ile gündelik hayatımızın sorunlarını çözmeye yönelik kullanım alanlarında yaygınlaştılar 1970’li yıllarda büyük bilgisayar üreticileri olan Microsoft, Apple, IBM gibi şirketler kişisel bilgisayar (Personal Computer) modeli ile bilgisayarı popüler hale getirdiler ve yaygınlaştırdılar. Bu popülerlikten nasibini almayan yapay zekâ çalışmaları ise dar bir araştırma çevresi tarafından geliştirilmeye devam etti.

Yapay Zekânın Uygulama Alanları

Yapay zekanın oldukça geniş olan uygulama alanları şu şekilde sıralanabilir: Önerici sistemler: Kullanıcıların geçmiş davranışlarına dayanarak yeni içerik önerilmesi. Örneğin, sosyal medya sitelerinde yeni arkadaş, mağazalarda başka bir ürün, gazetede başka bir haber önerileri. Makine çevirisi: Bir dilde ifade edilen cümleyi farklı bir dile çevirmek. Örneğin, Google Translate, Microsoft Tercüman ve Yandex.Çeviri gibi çevrimiçi araçlar. Sinyal işleme: Ses ve görüntü gibi sinyallerin işlenerek bilgi çıkarımı. Örneğin, yüz ve ses tanıma. Prosedürel içerik üretimi: Rassal yöntemler kullanarak yapay içerik üretme. Örneğin, üretimsel müzik ve video oyunlarında prosedürel dünyalar. Regresyon analizi: Geçmiş verilere dayanılarak bir değişkenin gelecekteki değerinin tahmin edilmesi. Örneğin, ekonomik öngörüler, üretim miktarı öngörüleri. Görüntü işleme: Dijital görüntülerde bulunan objeleri tanıma, yerini bulma, sınıflandırma gibi işlemlerin tümü. Yapay zekadan önce bu işlemler Hough dönüşümü gibi kurala dayalı algoritmalar ile sürdürülürken, günümüzde bu kurallar veriden öğrenilmektedir. Görüntülemenin sık kullanıldığı tıp, biyoloji, otomotiv, üretim gibi alanlarda kullanılmaktadır.

Yapay Zekânın Hukuki Uygulamalara ve Mesleklere Etkisi

Yapay zekânın kullanım alanı bulduğu alanlardan birinin hukuk olduğunu girişte ifade etmiştik. Bu konuda en radikal diyebileceğimiz adımları Çin atmaktadır. Örneğin büyük şehirlerin her caddesi ve sokağını, kameraları kullanarak izleyen bir yapay zekâ sistemi kurulmuştur ve bu yapay zekâ ile kameranın gördüğü insan yüzleri ve davranışlarını analiz edip suça yatkınlığı, tehlikeli ve yasaklanan davranışı kişi bu davranışı henüz gerçekleştirememişken tespit edip gözaltı tedbirinin uygulanmasına sebep olabilmektedir. İngiltere’de geliştirilmiş bir algoritma ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki dava dosyalarının yüzde 79’unda hâkim ile aynı doğrultuda karara varmıştır. IBM’in geliştirdiği Ross adlı program ise, bünyesinde çalıştığı hukuk bürosunun avukatlarınca iflas hukuku ile ilgili sorulara kendisine işlenen dosyalar ışığında bilgiler verip, çıkış yolları üretebilen bir yapay zekâ algoritmasıdır. Bu algoritma henüz duruşmalara girmese bile işlerin daha hızlı halledilmesine yardımcı olduğu aşikardır. Ross’un son yapay zekâ avukat olmayacağı kesin olduğundan ileride duruşmalara da giren yapay zekâ avukatlara rastlayacağımız kesindir (URL4, 2016). Mesleki olarak baktığımızda ise, yapay zekânın insan doğasındaki duygulara yargılamada yer vermemesi sebebiyle, mevzuat araştırması, hukuki sorun tespiti gibi konularda hâkim, savcı ve avukat mesleklerine yardımcı olabileceği, iş yükünü hafifletebileceğini düşünebiliriz. “LawGeex AI” adlı algoritmanın yirmi başarılı avukatla karşı karşıya geldiği bir olayda, 20 avukatın 92 dakika ve %85 doğrulukla yaptığı işi, yapay zekâ 26 saniyede ve %94 doğruluk oranıyla yapmıştır. Bu sonuç, yapay zekanın hukuki mesleklere yapabileceği potansiyel etkiyi gözler önüne sermektedir (URL5, 2018).

Sonuç

Bilgisayarların gelişimi, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri devam etmektedir. İnsan eliyle ortaya çıkmış bu aygıtların, yaptıkları işleri insanlardan daha iyi yapmaları, ve yapay zekânın gelişimi hukuk alanında da kaçınılmaz bir şekilde değişikliklere sebebiyet vermiştir. Yukarıda verdiğimiz örnekler doğrultusunda, hukuki uygulamalar ve dolayısıyla hukuki mesleklerin yapay zekâ etkisiyle, daha verimli, daha iyi, daha mantıklı bir hale bürüneceğini, bu doğrultuda insan eliyle sürdürülen hukuki mesleklerdeki insan sayısının bu meslekleri yapay zekâ temelli şeylere kaptırılması sonucu azalacağını ifade edebiliriz. Sonuç olarak hukuki uygulamalar ve hukuki mesleklerde bariz değişikliklerin kısa dönemde olacağı söylenebilir. Hukuki sistem sürdükçe bunların varlığı devam edecektir fakat içerik ve insan sayısı açısından tahmin edilemez değişiklikler yapay zekâ sayesinde ortaya çıkacaktır.

Kaynakça

  • URL1. https://tr.wikipedia.org/wiki/Yapay_zek%C3%A2, Erişim Tarihi: 03 Haziran 2022. • URL2. https://teknolojihukuk.com/yapay-zeka-veavukatlik-mesleginin-gelecegi/#_ftn3, Erişim Tarihi: 03 Haziran 2022. • URL3 (2020). The Future of Jobs Report 2020, World Economic Forum. https://www.weforum.org/reports/ the-future-of-jobs-report-2020/, Erişim Tarihi: 5 Haziran 2022. • URL4 (2016). https://www.dailymail.co.uk/sciencetech/ article-3589795/Your-AI-lawyer-IBM-s-ROSS-worlds-artificially-intelligent-attorney.html, Erişim Tarihi: 5 Haziran 2022. • URL5 (2018). https://www.techspot.com/news/77189- machine-learning-algorithm-beats-20-lawyers-nda-legal. html, Erişim Tarihi: 5 Haziran 2022.

Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir